Sabaha Değin
Kalk derin uykundan, otur
sandalye de hiçbir şey düşünme. Bir bardak süt doldur. Saatin kaç olduğunu
unut. Su şişeni tazele. Çişini yapmayı unutma. Aklıma bir şey gelmiyor lan diye
biraz tedirgin hisset kendini. Kapıdaki savaşı düşün. Hissiyatlarının üzerinden
elbiselerini çıkar ve resim çiz. Hiçbir çizme kabiliyetin olmasa dahi resim
çiz. Şiir yazmayı dene birileri için dene bunu. Kimselerin beğenip
beğenmemesini umursama. Ne giydiğini umursama. Televizyonu kapat. Kalp ağrını
umursama. ısınmış ve ısınan havayı umursama, sandalyeye yapışan kıçını, oluk
oluk terleyen vücudunu ve uzayan saçlarını umursama. Ama saçlarını biraz topla,
pencere açıkken esmiyorsa, rüzgâra seslen. Kasırgaların kız kardeşine seslen. Ama
sakın bağırma. Tahammül etmeye çalış. Ne olursa olsun tahammülü kalmayan
insanlara tahammül etmeye çalış. Olur olmadık yer de sözcüklerini çıkarma
çantandan. Sırtından sırtlanları ağırlayan çizgileri gösterme. Kendini ele
verme. Elinin konuşmadığını anlayamazlar zaten. Bir şeyler anlat onlara, herkes
kahkahalara boğulsun. Tüm hayvanları, aşağı görülen hayvanları geri de bırak
kahkahanla. Düşünebildiğini hatırla, düşünerek sevişmeyi dene. Sevişme sev
işine bak işte. Git biraz sokağa çık, silik insanları seyret, oyunun parçası
insanları seyret. Televizyon seyretme. Nasıl olacağını ne yiyeceğini ne
giyeceğini ne düşüneceğini söylemeden kapat televizyonu. Bilgisayara otur,
oyunlara dal bir şeyler yap veya yapma. Yaşayarak, eskiyen yüzüne tükür bir
kere. Hiçbir şeyin değişmeyeceği seni yerle bir etsin. Aslında her şey
değişirken, hiçbir şey değişmeyecektir. O hep öyle kala kalır. Yetişemez sadık
randevusuna...


Hiç yorum yok:
iletiler