Gece sürüngenleri /7
bir günü sekteye uğratıp, sepetinden çıkarttığı reçeli ekmeğine sürmüştü. uykusunu almış gibi, ayaklarını uzatıp çimenler boyunca hayallere açılıyordu. su derin değildi, yüzme biliyordu oysa. girdaplardan korkuyordu. lüzumsuz olduğu hissine kapılırdı ara ara. oysa lüzumsuz onca şey varken. kendisiyle olan diyaloglarında(çoğu zaman monologtur ki) gördüğü ve sövdüğü günler de yalnızlığında sevdalarını kuruturken. kargaların kanatlarında kuş uykularına şiirler de yazmıştı. ikincil tekil şahısların boyunduruğunda, boynunun kıldan ince oluşu hiçbir anlama gelmiyordu. varoşun ağzında kaç gece geçirdiğini unutuyordu. uyuduğunda uyanan kimse onun bilinçaltı hayaletiydi. hayaleti olduğunu hiç düşünmemişti. hepsi birden üşüşürdü kimi zaman. varoluşunu geçirirdi kimi zaman aklından. hiçlikten var edilmişti, aslında iki insanın bir araya gelmesiydi bu. bilinmezlik, bedbaht rüzgarlar sürmüştü, herkes elmadan söz ederken, kızıl çarşaflarda kaç gece geçmişti. sessiz ve derinden son treni kaçırmış gibi, aklını kaçırmak için plan yapmıştı. kaç para isteyebilirdi ki ?


Hiç yorum yok:
iletiler