Gece Sürüngenleri/8
Keyfi krallıklar kuruyorum, kimseyle savaşmayan. Gecenin sürüngenleri
ile toplanıyoruz. Bir şeyler anlatıyorlar, seslerini duyan yalnızca benim. Bundan
dolayı bana deli muamelesi yapıyorlar. Sahi kim onlar diye geçiriyorum içimden,
bir mahallenin baskısını üzerime alıyorum hemen. Mahalle baskısından kaynaklı,
kaynak makinesi ile iyice yerine oturtulan şeyler bunlar. Şeyler arasında gidip
gelişlerim ne kadar üstün körü dedi sümüklü böcek, ben her şeyin üzerinden
geçerken bir iz bırakırım. Peki ya siz? Biz kimdik, kim olabilirdik bunlara
dair ufak bir soruşturmaya girişme fırsatı buldum kendimde hemen. Sabahın ilk
ışıklarına değin oturup bunun üzerine düşündüm, üşürdüm de zaman zaman. Pencere
açık kalınca en tatlı hayallere dalar insan, rüyalara bulanır da rüya mı gerçek
mi ayırt edemez bazen. Her şeyin başında gelişen olayların analizi neticesinde,
netleşti durumlarda. Sabahlara kadar otururmamalı insan, gün ışığında her şey
uluorta ve herkes uyanıkken eylemlerini gerçekleştirmeli. Böyle akıp giden bir
düzen var. Bu düzenin eğrisi ve dik açıları ile içinde debelenip duruyoruz çoğu
zaman. Tüm zaman aralıkları içerisinde gerçekten gecenin yeri bir ayrı çoğu kez.
Kaç kez bunu kendime rasyonel olarak anlatmaya çalışsam da hiçbir zaman bir
zemin bulamadım da zaten. Şimdilik gece sürüngenleri ve ben serimizin yeni bir
adımı olarak bir toz silme işlemi olarak bu satırlar akışında ve isteğe göre
ilerlesin…


Hiç yorum yok:
iletiler