Kişisel Deliriş/2
Bir telaş oyalıyor beni. İnsan
olduğum için sanıyorum. Düşünüyorum düşüyorum. Gündemin ortasında bir bomba
bırakılıyor, taraflar kendilerini belirliyor. Çok fazla yazı ve acı var. İnsan olmayı
düşünüyorum. Varlığım, hareket noktam hareketsizlikten başlıyor. Tarihin arka
odalarında ileri sürülen düşüncelerle bulanıyorum. Kanla yazılmamış bir yazı
görebilmek güç bela. Kuşatıyor kendimi telaş, yine telaşın tesiri altında günün
orta yerinde, gündemde olan şeylere değin düşünüyorum, düşüyorum da kendi
peşime düşüncemin. Sürüklüyor beni, bir kıyı bulamıyorum. Poetik şeyler yanı
başımda çoğu zaman, belki sandalımı bunlardan yapıyorum. Belkiler keşkeler ve
sanmalar arası yolculuklarımda, bir durak “ Etna Yanardağı” oluyor. Bir
rivayete göre zamanında orada yaşayan bir filozofun kendisini yanardağ attığı
söylentilerini işitiyorum. Empedokles’ten bu yana süren bir yangın ve hala
patlamalarıyla ara ara gündemi meşgul ediyor. Gündem için içi boşaltılan ve
şişirilen tartışmalar çarpıyor bir anda. İrkiliyorum ve insancıl olduğunu
düşünüyorum. Düşünüyorum da düşüşlerim en yakın arkadaşım oluveriyor. Belki bir
gün bende atlama eşiğine gelirim diye bekliyor gibi oluyorum. Bekliyorum yeni
doğacak günü, yeni olacak şeyleri. İnsan bu bekler ya bazen? Çoğu zaman
oyalandığım şeylere baka kalıyorum. Empedokles'ten beridir uğraşların arasına ‘felsefe’
ile devam ediyorum. Biraz fazla düşünüyorum, hareket etmekten uzaklaştırdığı
dahi oluyor. Fazla düşüncelerden yaşamaya fırsat kalmadığında, tekrar patlıyor bir
şeyler başlıyor yeni bir ezgi. Taraflar seçiliyor yeniden. Yaşamın, uykuların
ve uykusuzlukların arasında sayıklamalarla sürüyorum atımı düşsel atımı
bilinmezliklere…


Hiç yorum yok:
iletiler