ads

Kişisel Deliriş/4

     Haklı bir isyana katılıyorum. Birisi haklı, birileri haklı. Hakkını arıyoruz birilerinin. Ortada haklı olan birilerinin hakkı dolaşıyor. Ortasındayız her şeyin. Uzaklıklar ve yakınlıklar yok. Tam olarak ortada bir hak var ve onun etrafında dönüyoruz, herkes kendisine biraz pay çıkarıyor. İnsanlıktan o kadar çok pay aldığımız vakitlerde, dağıtmayı istediğimiz de kimse insanlık payından almak istemiyor hakkı olduğu halde. Bir düşünce için, başka bir düşünceyi topa tutuyoruz, surlar düştü düşecek. Zaman denen olgunun, karıncalarla işgal edilebileceği kimin aklına gelirdi ki? Hakkı’yı tanımıyorum, ama bir hakkı olduğunu savunuyorum. Doğru ve yanlış iç içe geçmiş bir vaziyette mola yerlerinde dahi tartışılmaya yüz tutuyor. Yüz tutuyor bu aldıkların, hakkından fazlasını almış olduğunla birlikte. Tüm haklar, tek bir hakkın rahmetiyle gün yüzüne çıkmadı mı oysa? Belki böyle şeylere değinmek için, insanın gerçekten haklı olması gerekli olabilir. Karşılaştırmalı bir durum söz konusu dahi olamaz, hakkını talep edip alamayan onca Hakkı’ya söz hakkı dahi verilemiyor. Nedir bu hak meselesi? Nereden gelir, nasıl olur kim bilir? Hak bir yerlerde yatarak beklerken, güneş kremini unutmuş olabilir de. Fazla güneş ile nüfuza geçtiğinden hak yanmışta olabilir. Olabilir şeyler hakkında konuşmak için, bilir kişilerden izin almakta gerekebilir. Bu çağ öyledir, birileri senden fazlasını hak edip yemiş yutmuşsa, söyleyeceklerine dikkat etmeli insan. Hak gasbından, canım ceza sisteminde kendini bulabilir. Elbette, abartılıyor, abartıyor ve arttırıyorum. Hak için hak için her şey. Belki diğer kavramları da dahil edersek, sözcük olarak otururlarsa masaya, belki sözcülerinin söyleyeceği şeyler de çıkabilir kim bilir?


Hiç yorum yok:

iletiler

ads
Tema resimleri Jason Morrow tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.