Kişisel Deliriş #6
Rüyamda bir tahta ata biniyorum,
sonra attan atlıyorum. Sigara yakıyorum, sonuna kadar içmeden atıyorum.
Televizyona bakıyorum, sonra kapatıyorum. Birileri geliyor, bak böyle bir şey
var, bu senin gerçeğin diyor. Toplanıyoruz, toplumu oluşturuyoruz. Top
oynuyoruz kimi zaman, futbolcular çok fazla kazanıyor, izliyoruz. Kızıyoruz bir
yerde, o yere varınca duruyoruz. Sesimizi çıkartamıyoruz, çünkü toplum
nazarında kabul görmüş şeyler çoktan örgütlenmiş bulunuyor. Bulunduruyoruz
yanımızda yakın saydıklarımızı, sonra tek tek yaralanıyoruz. Bir savaşın galibi
savaşın kendisidir. Çıkıp biraz dolaşıyoruz, hava güzel duruyor. Duruyoruz biraz, soluklanma
payı veriyoruz kendimize, biz olarak dolanıyoruz ortalıkta, kurumsala
çarpıyoruz, her şey kurumsalın boyunduruğunda, kurumsalın hükmüne ters düşen,
hemen ödüllendiriliyor. Kendimizi aşmaya çalışıyoruz, aşır vergisine maruz
kalıyoruz. Biri bizi anlarsa hemen korkuyoruz, anlamak o derece korkunç ve
angarya. Aslında anlıyoruz ama işimize geleni anlıyoruz. Bir kitap yollanıyor,
diyorlar ki bak bu tüm dünya denen gezegen ve gezegenlerin tek hakiminin size
sözleridir. Sözleniyoruz, evleniyoruz, çoluk çocuğa karışıyoruz. Diş ağrıları,
baş ağrıları arasında, kaygan hazlar arasında gidip geliyoruz. Yasağa olan
düşkünlüğümüz, müşkül bir hale sokuyor bizi. Kelimelerin ne anlama çıktığına bakmadan
bolca söylüyoruz, oysa ne kadar dikkatliyiz biliyoruz. Bildiğimiz bunca şey
arasında, bilmediğimiz şeyler gelince hemen karşı çıkıyoruz. Kulaklarımızın
paslandığı ihtimaline karşın, pas sökücülere karşı bir alerji geliştiriyoruz.
Kendimizce oynuyoruz, hükmetmek ve soyumuzu sürdürmeye uğraşıyoruz, yaratmaya yıkmaya çalışıyoruz. Çabalıyoruz, ölüme koşar adım gitmek için yaşamı unutuyoruz...



Hiç yorum yok:
iletiler